Bir yanılsama aşk…

Otomatik alternatif metin yok.

Bir yanılsama aşk…

İnsan, kendisini, olduğunu sandığı gibi, hatta sandığından daha yüce-daha değerli-daha iyi-daha güzel gösteren/hissettiren kişi aracılığıyla gördüğü/hissettiği kendisini seviyor, bu yüzden de bunu gerçekleştiren ötekini…
Aslında öyle olmadığını fark ettiğinde/kanaat getirdiğinde
veya gösteri(m) bittiğinde…
aşk da bitiyor… daha doğrusu, yanılsama sona eriyor…

 

MM

Reklamlar
Düşünceler, Görsel, Günlük içinde yayınlandı | , , , , , , , , , , ile etiketlendi | Yorum bırakın

DURMAK VE ÇALIŞMAK

MAVİŞEHİR'DE GÜNBATIMI

DURMAK VE ÇALIŞMAK

“Durmadan çalışmak” da “Çalışmadan durmak” da… insanı aynı yerde buluşturan birer “kendine yönelik şiddet” biçimi… Doğanın özelliği döngü ve denge… ve buna aykırı olan, olma iddiasında olan her şey de umarsızca yitip gitmeye mahkûm…

 

MM

Düşünceler, Görsel, Günlük içinde yayınlandı | , , , , , , , , ile etiketlendi | Yorum bırakın

RASYONELLİK VE KAVRAMLAR ÜZERİNE

mine miski

RASYONELLİK VE KAVRAMLAR ÜZERİNE

Bir örnekle başlayayım bu konudaki düşüncelerimi açıklamaya…

Bir ölünün kokuşmaması, mikrop ve parazitlerin ürememesi için gömülmesi veya yakılması rasyoneldir; ancak, insanın topraktan geldiğine dair akılcı bir kanıt -ister eski devirde ister bu devirde- bulunmadığı müddetçe, insanın topraktan gelip toprağa gitmesi için gömülmesi gerekçesi, rasyonel kabul edilemez… öyle bir inancın varlığı, o eylemin kendisini ya da yapanları rasyonel kılmaz… ama belki bazı durumlarda, inanca dayanan iki farklı eylemin sonuçlarını karşılaştırırken rasyonel bir değerlendirmeden söz etmek mümkün olabilir… kültür rasyonel olanı doğrudan “belirleyen” değil, o konuda veriye sahip olmayan bireye/bireylere aktarılmasına, ayrıca aklın tekamülüne aracılık eden olabilir, kanaatimce…

Kan davası “gütmek” de rasyonel değildir; ancak kendisi öldürülmemek için başkasını öldüren kişinin yaptığında rasyonaliteden söz edilebilir; üstelik akıl yoluyla düşünmek (mevcut bilgileri kullanmak, sebep sonuç ilişkilerini irdelemek, empati yapmak da dahil olarak) tekamül eden bir şeydir, insan öldürmenin kötü ve yanlış olduğunu idrak etmiş en az bir kişi varken…

View original post 1.019 kelime daha

Düşünceler, Günlük, Köşe Yazılarım içinde yayınlandı | Yorum bırakın

Bilgi güçtür, inançsa…

Bilgi güçtür, inançsa…

“Bilgi kuvvettir” demiş F. Bacon, 300 yıl önce…
Ondan esin ve ona saygıyla…

“Doğruluğu bilimsel yöntemle kanıtlanmış bilgi” ise “büyük bir güç”tür…
İnanca dayalı bilgi, soruların bazılarını görmezden gelerek erken şartlanma, ikna, korku ve mükâfata yaslanırken, bilimsel bilgi tüm sorulara büyük bir cesaret, iştah ve coşkuyla açar kucağını; kendini yanlışlama ve yeniden yeniden düzenleme pahasına…

MM

Alıntı, Düşünceler, Günlük içinde yayınlandı | , , , , , , , , , , , , , , , , ile etiketlendi | Yorum bırakın

YANILTMA POMPASI

YANILTMA POMPASI

Umut pompalanıyor dört bir yandan… güzellik, gençlik, kansere çare, hattâ ölümsüzlük pompalanıyor. Şunu yaparsan, bunu yapmazsan, bunu yersen, onu sürersen, buna dokunmazsan…

Tüm bunların hedeflenmesi ve bilimsel araştırmaların konusu olması başka, sanki halihazırda mümkünmüş gibi medyanın, piyasanın ve hattâ ne yazık ki bazı ilgili alan çalışanlarının insanları yanıltması bambaşka… Sonra, pazarlanan umut, ölümsüzlük kaçınılmaz olarak gerçekleşmeyince, derin hayâl kırıklığı ve öfke patlaması… Kim zararlı? Pazarlamacılar hariç herkes… Aslında en nihayetinde onlar bile…

MM

Düşünceler, Günlük içinde yayınlandı | , , , , , , , , , , , , ile etiketlendi | Yorum bırakın

VAR OLMAK-VAR ETMEK-VAR OLUŞ UMUDU VE MUTLULUĞU

palmiye
Kim söyler bu köşeden bir palmiye çıkacağını?

VAR OLMAK-VAR ETMEK-VAR OLUŞ UMUDU VE MUTLULUĞU

Var olmak, bir algı/duyu/duygu/durum değişikliğine, farkında olarak veya olmayarak, bilerek veya bilmeyerek, yol açma veya açabilecek olma hâlidir. Bu hâl, hem canlı hem de cansızlık durumları için geçerlidir.

Bu hâlde “olan”a “varlık” denebileceği gibi, bu hâlde “olma”ya da “var”lık denebilir.

Etrafındaki değişikliği/değişiklikleri bilerek, isteyerek yapan, yani kendi isteği doğrultusunda kendini var eden ve sonuçlarından da memnunluk duyabilen insan, var oluş huzur ve mutluluğunu yaşayabilen insandır.

Bunu gerçekleştirebileceği bir “ben”in ve çevrenin olduğu/olacağı bilgisi veya hissi ise umutlu kılar insanı; var oluş umut ve mutluluğunu yaşatır, ömrünce…

MM

Düşünceler, Günlük, Perspektif içinde yayınlandı | , , , , , , , , , , , , , , , , ile etiketlendi | Yorum bırakın

Dinler, Sistemler, Barış…

1 Eylül Dünya Barış Günü… “Barış”ın kutlanacak/hatırlatılacak günler kervanında olması bile durumun vahametinden aslında…

mine miski

Nihayetinde, dinler birer sistemdirler…

her biri kendi içinde tutarlı, gerçek ve kusursuz olduğunu iddia eden, inananlarına en iyiyi, bu dünyada ve ötekinde “en iyi düzeni vaad eden”, sistemler…

biraz daha ayrıntılı değerlendirdiğimizde, hiçbirinin gerçekte diğerini kabul etmediğini/edemeyeceğini görmek/çıkarsamak da mümkündür…

Hristiyanlığın geçmişi, Ortaçağ maceraları herkesin malumudur… Aydınlanma dönemi yaşanmasydı, dinde reform olmasaydı, laiklik yaygınlaşmasaydı, bugün başkaca şeyleri tartışmak durumunda olabilirdik… İslam ise, günümüze dek uzanan değişime ve tartışmaya kapalı yapısıyla, en azından uygulayıcılarının tabulaştırmalarıyla, bugünkü demokrasi anlayışıyla uyumlu görünmemekte…

Mükemmellik iddiasındaki bir sistemin, gerek kendini sürdürmek gerekse yaygınlaştırmak açısından, bir başka sisteme bakışının nasıl olacağı, başkalarının varlığına ne ölçüde tahammül edeceği üzerinde düşünmeye değer bir konu… Ayrıca, sistemlerin uygulayıcısı ve savunucusu olan insanların, sadece inançlarının olanca masumiyetiyle değil, aynı zamanda kişisel, milli ve/veya dini çıkarlarının etkisi altında hareket etme, kendi toplumlarını olduğu gibi, karşı gördükleri tarafı da manipüle etme potansiyel ve olasılıklarını dikkate almadan, sistemler ve etrafta olup bitenler hakkında…

View original post 89 kelime daha

Düşünceler, Günlük içinde yayınlandı | Yorum bırakın