DÜŞMANLIK DUYGUSU ÜZERİNE

DÜŞMANLIK DUYGUSU ÜZERİNE

Düşmanlık hissetmek, insani bir duygu….

Kişi ve toplumların oluşmuş düşmanlık duygularının kökenlerine inmek, anlamak mümkün olabilir bazen. Ancak, “hadi, ben bu duyguyu ortadan kaldırayım” deyince bir çırpıda kaldırılan ve engellenebilen bir şey değil düşmanlık hissi…

Evet, başkalarınınki de, bazen kendimizinki de, oluştuktan sonra engellenebilir değil gibi görünmekte -sigara gibi, başlanmasını önlemek, içenlerin bırakmasından daha kolay ya-… belki, bilinçli bir yaklaşımla ve bir süreç içinde, düşmanlık duygularının oluşması önlenebilir… düşmanlık hissi ile dolup taşanlar için ise, belki özel politikalar uygulanabilir; bununla birlikte, ‘his’se yasak olmaz, engellenemez…

1- Ama… düşmanca davranmak serbest değildir, suç işlemek de… engellenir, her dönemde, çeşitli kesimlerce, değişik ölçekler kullanılarak ve de doğrusu, istesek de istemesek de, kabul etmek gerek ki, gücü gücü yetene… dönem ve sistemleri bir tarafa bıraksak ve küçük toplulukları, hatta ikili ilişkileri ele alsak bile, bu geçerlidir.

Ayrıca;

2- Birinin düşmanlık tutumları, dışa vurumları, o konuda nötr, hatta aynı tarafta olanların dahi hoşuna gitmeyebilir.

3- Kaldı ki, düşmanca tutumların konusu olan şey, başka bazıları için sevgi nesnesi bile olabilir.

4- Düşmanlık duygusu, insanın objektif değerlendirmeler yapmasını, düzgün tartışmalar içinde kalmasını engelleyen bir duygudur; çok büyük olasılıkla çevredekilerin zararına bir sonuç verir, ayrıca bir bumerang gibi sahibine de bir şekilde dönüp çarpar.

5- Düşmanlık duygusunun beyin kıvrımlarını doldurduğu kişilerin zihnine, o konu çerçevesinde başka bir şeyin girmesi kolay kolay mümkün olmadığından, bu kişiler, “gerçek amacın, fikir teatisi, kendini ve içinde bulunulan çevreyi geliştirmek olduğu ortamlardan” ne kendileri yararlanabilir, ne de başkalarının yararlanmalarına fırsat bırakırlar, bu nedenle, çoğunlukla, böyle ortamlarda olmamaları, olmalarından evladır…

6- Her insanın kendi konumunu, içinde bulunduğu ve bulunmak istediği ortamı ve bir bakıma yararını gözetmesi ise, genellikle doğal bir tutum olarak kabul edilmektedir… galiba burada tekrar baştaki sert gerçekliğe dönmek gerekecek: gücü gücü yetene…

Not: Güç sözcüğünü kaba güç ve şiddet anlamında kullanmak istemediğim gibi, kullanılmasını da istemediğimi belirtmeliyim.

Reklamlar
Bu yazı Düşünceler, Köşe Yazılarım içinde yayınlandı ve , , , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s