Ölüm Üzerine

Her ölüm erken, her ölüm acı verici…
arkadaş ölümü başka, ebeveyn, kardeş, evlat; her biri bambaşka… anne-baba ne kadar yaşlı olsa da, üzülür evladının acısına…
insan, kendini doğadaki herhangi bir canlıdan farksız görünce ölümü kabullenmek kolay da, hisseden, düşünen, seven-sevilen, sosyal bir varlık olarak ölümü kabullenmek daha zor… her zaman da zor olacak gibi…
arkadaş-akran ölümleri, insana kendi ölümünü -farkında olmasa da- en çok hatırlatan durum, kanaatimce… kaybettiğimiz kişiyle ilgili öznel duygularımız da her zaman devrede tabii ki…
dersler çıkarıyoruz kendimizce; kısa, orta ve belki uzun vadede… ne kadarını yerine getiriyoruz, ne kadarı kalıcı olarak üzerimize işleniyor bu derslerin, bilmiyorum…
amma, “keşke bırakmamak sevdiklerimizle”, “kalıcı küslükler taşımamak” mesela; benim önemsediğim derslerim…
hayat devam ediyor, bizden önce, bizimle, bizden sonra…
hoş bir ses, bir sevgi sesi kalırsa geride; pozitif izler bıraktığımız olaylar, yerler ve insanlar… işte o zaman anlamlı kılınacak belki bu hayat… ötesi meçhul zaten…
ayrıca, kaçmanın, yok saymanın ölümü, bir yararı da yok… ne kadar acı verici olsa da kaçınılmaz çünkü…
güzel anılara ve elde/geride kalanlarla yaşamanın umuduna sarılmaktan başka, ne var yapacak ki?
Reklamlar
Bu yazı Düşünceler içinde yayınlandı ve , , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s