Özgür İrade Üzerine…

Özgür İrade meselesini düşündükçe özellikle iki konu geliyor aklıma:

 

1- Sigara içmeye “başlama”, “bağımlı olma”, “ardından bundan kurtulma”. (Diğer bağımlılıklar da söz konusu edilebilir, ama bu çok daha kişiyi etkilediği gibi, gündelik hayatta iradeyle fazlasıyla ilişkilendirilen bir bağımlılık.)

2- Bilişsel-Davranışçı terapi yaklaşımları.

Her iki durum da, bana şunu söylüyor: bir davranışı ya da bir alışkanlığı edinmemize neden olan bir sürü faktör var olabilir. Çevresel, genetik, biyolojik.

Gelişimin çeşitli dönemlerinde sigara içilen ortamda bulunma, örnek-rol model varlığı, bilgi eksikliği, vs. ve başlamanın ardından bağımlılığın gelişmesi… Bu aşamada genetik de devrede olabilir.

Sahip olduğumuz ve kendimiz ya da başkaları için rahatsızlık verici bazı davranış ve duygu sorunlarımızın varlığı… Bir davranış-duygu örüntüsünün oluşmasında, başta ebeveynlerimiz olmak üzere, diğer çevresel, genel ve bize özel maruziyetlerimiz ve buna tepkiyi oluşturan, yine genel ve bize özel sinir sistemimiz ve genetiğimiz… Ki, moleküler düzeye dahi indirmek mümkün bazı değişiklikleri …

Tüm bunlar, yaşam yolumuzda, farkında olarak ya da olmayarak bizi etkiliyor… Rahatsızlık bile duymadan yolumuza devam edebiliyoruz… Ama bazen, belki uzun bir süre içinde belki aniden, bir gün bu rahatsızlık fark ediliyor ve bizi eyleme itiyor. Durumu değiştirme isteği uyandırıyor önce… belki farkına varmadan (bilinç dışında ?) bu rahatsızlık hissi besleniyor zaman içinde. Sigarayı bırakmaya veya kendi kendimize ya da profesyonel yardım alarak davranışlarımızı değiştirmeye kalkıyoruz.

Peki, mümkün oluyor mu?

İşte burada halk arasında yaygın olan kuvvetli irade kavramı devreye giriyor. Bir günde ya   da bir süre çabayla bırakanlar, defalarca bırakanlar, bırakamayıp umutsuzluğa kapılanlar…

Kim bunlar?

Evet, bağımlılıkta devreye başka şeyler giriyor, genetik, moleküler bazı özellikler…

Her şeye rağmen ve zorlukla bırakanlar, davranışını değiştirenler de oluyor, tamam, onu da bir kenara bırakalım, ama esas mesele; zihnimizin bir yanı var ki, bağımlılığa rağmen rahatsızlık duyuyor, çaba gösteriyor, en azından suçluluk duyuyor?

Burası neresi?

Genetiği ya da moleküler yapısı nedeniyle “özgür olamayan irade” mi?

Bu arada önemli soru şu: Neden kişi rahatsızlık duyuyor, davranışını değiştirmeye kalkışıyor?

İçgüdüsel mi? Vahiy yoluyla mı?
Yoksa, dışarıdan, çevreden öğrenilen -davranışının zararlı veya yanlış olduğu şeklinde- bilgilerin bilince ulaşması mı?

Sigarayı bırakan ya da zararlı davranışını değiştiren, yani bu çok zor davranış değişikliğini gerçekleştiren kişi, uzaktan bakınca, özgür ve kuvvetli bir iradeye sahip… ama onun bilincini etkileyen etmenler var…

Öyleyse, yanlış bir davranışı yapmak da ondan vazgeçmek de, dışsal mesajlardan muaf değil… Buna karşın, herkes de bu kadar şanslı değil, ne yazık ki…

O halde, şöyle bir durum söz konusu:

İnsan topluluğu, -herhangi bir davranışla ilgili bile- “birbirinden farklı bir sürü bilgiyi muhakeme eden” zihinler topluluğu. 
Ne kadar çok miktarda, “iyi muhakeme edilmiş bilgi”ye sahip olursak ve “meselenin farkında olarak” bu muhakemeyi kendimiz de zihnimizde yapıp sahiplenebilirsek, kendimizi “o kadar, özgür, o kadar doğru ve iyi şeyler yapıyor” hissedebileceğiz.

Bu çok önemli bir konu; çünkü, toplumsal, kültürel, coğrafi, siyasi, vs, dış etmenlerin rolünü ne kadar iyi tespit edebilirsek; bu alanlarda ne kadar, doğruluğu kanıtlanmış ya da desteklenmiş ya da en azından bize makul gelen bilgiye sahipsek; o kadar iyi şeyler yaptığımıza, düşündüğümüze inanacağız.

Dışsal ve içsel etki her daim olacak. 
Ama, “karar verme anımızdaki muhakeme kabiliyetimiz ve farkındalığımız” ve bununla birlikte, “geçmişimizi de yine eski karar anımızdaki muhakememizi ve farkındalığımızı hatırlayarak değerlendirebilmemiz”, bizi kendimize özgür hissettirecek, kanaatimce… 
Üstelik, burada durumdan vazife çıkarmak da gerekecek…
Çünkü eğer, başkaları -ve bazen kendimiz- tarafından ortaya konan bilgiler varlığında, bunları değerlendiren bizde bazı davranış değişimleri oluşuyorsa, biz de ortaya koyacağımız bilgi ve model-davranışlarımızla, başkalarında değişiklik oluşmasına -farkında olarak veya olmayaraktan- aracılık etmiş olacağız…

Üstüne üstlük, bundan da mutluluk payı çıkaranlar bile olabilir kendine…

MM

Reklamlar
Bu yazı Düşünceler içinde yayınlandı ve , , , , , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

One Response to Özgür İrade Üzerine…

  1. minemiski dedi ki:

    aslında özgür iradenin varlığı, bir yandan dinsel açıdan öbür dünyada cennet-cehennem yerleşiminin sağlanabilmesi için de gerekli bir özellik 🙄

    buna karşın, özgür iradenin mümkün olamayışı, zeki, nitelikli, yetenekli, kendinden çok şey bekleyen ve beklenebilen ama tembellik, bağımlılık, atalet, şans, genetk vb durumlardan muzdarip olup kendini yeterince gerçekleştiremeyen insanların, durumlarını kendilerine ve başkalarına açıklamada da iyi bir teori olabilebilir ..–::)

    (elbet bunlar, bu konuda tek ve mutlaka öyledir, diyeceğimiz teoriler değil, yani, çok yönlü düşünme babında .._” )

    Beğen

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s