OLUŞ

OLUŞ

Herkesin
aslında
az biraz
uzak olduğunu
senden
ve aslında
herkesin
kaybedilesiliğin
hemen kıyısında
durduğunu bilerek
yaşıyorsan hayatı,
buna rağmen
hayat güzel ise
ve aslında
sevmek şart değil iken,
buna rağmen,
sevesin geliyor ise insanı,
‘iyi şeyler oluyor’
demek…
güzel şeyler…

MM

Reklamlar
Bu yazı Şiirlerim içinde yayınlandı ve , , , , , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

One Response to OLUŞ

  1. minemiski dedi ki:

    İlişki-Sevme meselesini kısaca açıklamayı deneyeyim.

    Herkesin bizden biraz uzak olduğunu düşünüyorum, mesela… Geçmişten bugüne, her şeyini bildiğiniz kaç kişi oldu hayatınızda? Peki, sizinkini bilen? Anlatmayı aslında çok istediğiniz ama cesaret edemediğiniz neleriniz var? Ya anlatmayı hiç istemediğiniz, sizinle mezara girmesini istediğiniz? Sizi başkalarına yaklaşmaktan sakındıran ya da uzak tutan neler? Uzak durmanın kendisi, yakın olmayı bilmemekten mi, korkmaktan mı, yaklaşınca büyüyen kaybetme korkusundan mı, zarar görme endişesinden mi?

    Arkadaşlıkları(mızı) düşünüyorum mesela… en sağlam gibi görünenlerin bile, aslında ne kadar pamuk ipliği ile bağlı olduğunu, bazen kısa bir aramama sürecinin ardından bile bitmeye yazgılanabileceğini, mesela… ufak bir yanlış anlama, çabasızlık ya da önemsenmeme algısı ile, mesela…
    Ufak bir hırgür ile çocuklarımızın bizden, bizim onlardan uzaklaşabileceğimizi, mesela…
    Bunlar olmasın diye tavizler verirken ya da verirsek, aslında korktuğumuz şeyin, yani uzaklaşmanın ya da yabancılaşmanın daha da hızlı biçimde üstümüze geleceğini, mesela…
    Mesela, en büyük aşkların bile, ister hastalık-ölüm ile, ister yabancılaşma, ister başkasına yönelme ile, kaybedilesiliğin kıyısında oturduğunu… ve kaybedilesiliğin bize hınzırca göz kırptığını…
    Tüm bunların insana hissettireceği karamsar duygulara rağmen ve hatta onlarla birlikte, yine güneşin müthiş renklerle doğup müthiş renklerle batacağını, çiçeklerin açacağını, insan ve hayvanın en masum, bebek halleriyle doğmaya -ama ne yazık ki ölmeye ve öldürmeye de- devam edeceklerini, yine hem üşüyüp hem terleyeceğimizi, acıkıp susayıp kana kana içip hazlar alarak yiyebileceğimizi bilmek… fiziksel ve duygusal doruklardan uçurumlara inip çöllerden vahalara geçebileceğimizi bilmek…
    Herşeye rağmen sevmekten -tüm ayrılık olasılıklarına rağmen ve hatta bunların tümüyle birlikte sevmekten-vazgeçmemek, üstelik bitenlerin, yerine değil yanına yeni sevgiler koymak, bıkmadan, usanmadan…
    Sevmek… insanın kötü olduğunu belleten, kötülük eden bir canlı olduğunu gösteren pek çok bilgi ve görüntüye rağmen… çokça insanı sevilmeye değer bulmamana yol açacak karşılaşmalarına… kimseye fiziksel ve duygusal olarak ihtiyacın olmadığını kendine ve başkalarına kanıtlamış olmanın gururunu göğsün kabararak taşımana rağmen… sevmenin hiç ama hiç şart olmadığını, hatta çokça zaman acılar hissettirdiğini bizzat tecrübe etmiş olsan bile…

    Karşıdaki bir insanı, tüm bunların ötesinde sevilesi bulmak, sevmeye yazmak, severek yazmak, yazarak sevmek, sevmeyi yazmak, yazmayı sevmek…

    Beğen

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s