YOLCULUK

SIRADAN DİYALOGLAR

YOLCULUK

Yarı örtük kalın perdeden içeri süzülen güneş, bekleme salonuna açılan kapıdan odaya giren genç kadının gözlerindeki pırıltıyı ortaya koymaya yetiyordu. Deneyimli terapistin gözünden kaçmazdı bu elbet…

– “Zorlu, dolambaçlı, engebeli bir yolculuktu… zaman zaman acıtıcı, yakıcı…” elini uzatırken bir yandan…

– “Demek ayrılık vakti geldi, diyorsun?” dedi terapist danışanına, sevecen, gülümseyerek.

– Henüz olmak istediğim yerde değilim; ama, başlangıçta olduğum yerde olmadığımın da farkındayım. Önümde bir yol uzanıyor, uzunca belki… Ancak, yönümün olmayı istediğim yere olduğunu hissediyorum ve işte, asıl bu beni mutlu ediyor…

Derin bir nefes aldı terapist… yola kendinden çıkmak, yolun kendi yolu, yolculuğun kendi yolculuğu olduğunu hissetmek; kendi kendine, kendi için, umutla yolculuk etmek… yaşamın amacı bu değil miydi, zaten?

Ne tuhaf, iki yolcu, neredeyse hep aynı yerde otururken kendi yolculuklarını başarıyla gerçekleştirmişlerdi; yönleri bambaşkaydı ve memnundular…

MM

 

Reklamlar
Bu yazı Sıradan Diyaloglar içinde yayınlandı ve , , , , , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s