DÖNÜŞÜM, BAŞARI, MUTLULUK

DÖNÜŞÜM, BAŞARI, MUTLULUK

Bir deneyim, bir duyumsama, bir beceri, bir yetkinlik eldesi vb akabinde orada, onda kalmak veya onu kapsayıp aşmak (ki bu, dönüşmeyi, değişmeyi, hattâ yenilenmeyi de içerebilir) mümkündür… Bu, bizi, farķlı bir biz yapar; bu yeni bizin algı, yorum ve hedefleri, artık eskisinin aynı olmayabilecektir, olumlu veya olumsuz anlamda olsa da… Dolayısıyla, önceden “doğru, başarı, mutluluk” olarak addettiğimiz durumların değişmesi de tabiidir…

Hayatın rastlantısal akışı ile bu akışın bizdeki, bizim bildiğimiz veya bilmediğimiz, bizim katkımızın olduğu veya olmadığı, etkilerinin bir toplamıyız, bir nevi…

Başarının asıl ölçütlerinden biri, kendi gönlünün muradını bulup onu gerçekleştirmek… diğer bir ölçütü de başkalarına ve insanlığa yarayışlı işler yapmak… mümkün olur da her ikisi buluşur veya bir arada olursa da o en iyisi, kanaatimce… Tabii, bu zaman alıcı ve her aşamada yeniden yeniden gözden geçirmeyi gerektirebilecek bir süreç…

Ancak, bazı sorular da var, kuşkusuz…

  • Bu süreç, toplumun genel yapısından (aile, okul dahil) ve o toplumun bizim algı ve yorumlarımız üzerindeki etkisinden (karakterimiz, fiziksel ve ruhsal yapımız dahil) ne kadar azade?
  • Şimdiki ve yolda kaçınılmaz olarak değişecek olan kendimizi ne kadar tanıyoruz/tanıyabileceğiz?
  • Bu konuda, “Kervan yolda düzülür” ile “Mutluluk varılacak bir yer değil, bir yolculuk biçimidir” sözlerinden de yararlanabilir miyiz?

Mutluluğumuzu olduğu gibi, mutsuzluğumuzu da bir şeye, bir olaya, bir duruma, bağlarız, bağlamak isteriz. Yine de bazen sebepsiz mutsuzlar, mutsuzluklar dikkatimizi çeker.

Sebepsiz mutsuzlukların bir kısmı, ilk çocukluk dönemindeki aile içi ilişkilerde, yakındaki (en çok da birincil bakım veren olan annenin) duygulanım ve yorum aktarımlarının içselleştirilme biçiminden kaynaklanabilir. Bu tür yerleşik bir yapının değişimi de çok kolay olmayabilir; yine de yaşamın akışı içinde bu yorumlamaların da dönüşüme uğraması mümkündür.

Ancak, “sebepsiz mutsuzluklar” ne ölçüde, nereye kadar, kime göre, sebepsiz, irdelemekte de yarar vardır. Örneğin, kendi yiyeceği olmasına karşın, aç komşusunun veya başka ülkelerdeki açların, yani genel olarak”ötekinin” acılarını, duygularını anladığı, hissedebildiği, çaresiz kaldığı için mutsuz olan biri, bunu anlamayanlara “sebepsiz mutsuz” olarak görünebilir…

Bazen, dönüşümümüz, idrakimizin değişmesiyle birlikte, mutsuzluğumuza yol açmış görünse de artık bu farkındalıktan geriye dönüş olmadığı gibi, geçmişin mutluluğu geçmişte kalacak; yeni mutluluklarımız, bu yeni idrak durumu üzerine/üzerinden inşa edilecektir…

MM

Bu yazı Düşünceler, Günlük, Köşe Yazılarım içinde yayınlandı ve , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

1 Response to DÖNÜŞÜM, BAŞARI, MUTLULUK

  1. Yavuz KOÇ dedi ki:

    Selam Mine hanım;
    Her zamanki gibisiniz. Yazılarınızı keyifle okuyorum. Teşekkür ederiz. Facebook ce messenger kullanmıyorum onun için uzun zaman oldu size selam veremedik. Umarız iyisiniz? Selam ve saygılar.

    Liked by 1 kişi

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s