SIRADAN DİYALOGLAR-ÖZLEMEK VE AŞK

SIRADAN DİYALOGLAR

ÖZLEMEK VE AŞK

B – Özlem olmasaydı, belki aşk diye bir şey olmazdı…

D – Bir gün artık özlenmez olmak… ölüm gibi bir şey mi?

B – Alışmak var… yokluğa… hatırlamamak var, özlemeyi… ki, korur insanı özlemin öldürücü olanından… sonra, bazen ve bazılarını, hatırlayınca tekrar özlersin… özlemeyi hatırlarsın, onu özlediğini…

D – Onu özlemeyi özlemek…

B – Onu özlemeyi özlemek ise bir sonun başlangıcıdır; bittiğini idraktir, bir nevi…

D – Aşk biter mi?

B – Bilmiyorum ?!?

 

MM

Foto: 1- Gün batımı-Geyikli, Çanakkale

2- Taş kalp-Asklepieion, Bergama, İzmir

Reklamlar
Düşünceler, Görsel, Günlük, Perspektif, Sıradan Diyaloglar içinde yayınlandı | , , , , , , , , , ile etiketlendi | Yorum bırakın

İÇİMDEKİ ŞİİR

mine miski

YÜZSÜZİÇİMDEKİ ŞİİR

Anlatırsam eğer acımı
azaltırım diye korktum,
anlatırsam unuturum?..

Anlatırsam eğer sevgimi
yetiremem diye korktum,
anlatırsam unutursun?..

Anlatırsam eğer umudumu
yitiririm diye korktum,
anlatırsam üşürüm?..

MM

Foto: Kozbeyli, Foça, İzmir

View original post

Görsel, Şiirlerim içinde yayınlandı | Yorum bırakın

ÇİRKİN

ÇİRKİN

İnsan bedeninin veya organların bir kısmı/tamamının doğal halinin, kişinin kendisi veya başkaları tarafından “çirkin” olarak değerlendirilmesi ve bu öğrenilmiş-kalıplı değer yargılarına göre çirkin bulunduğu için, kalıcı/sağlığı tehlikeye düşürücü değişikliklere gidilmesi, insanın var oluşuna yaptığı/yapılan en büyük haksızlıklardan biridir…

 

MM

Düşünceler, Görsel, Günlük içinde yayınlandı | , , , , , , , , , , , , ile etiketlendi | Yorum bırakın

MASUM SEYİRCİ

 

 

 

MASUM SEYİRCİ

Evde, okulda, işte, sokakta… yüz yüze veya sanal ortamda…

Bir şeyler olup bitiyor önümüzde… ya da oluyor, bitmiyor; olmaya devam ediyor: Sorunlar, kavgalar, haklılık-haksızlık tartışmaları…

Bu esnada insanlar ne yapıyor? Kim kimdir? Kim nerede duruyor?

1- Sorunlarda genel olarak iki taraf var ve bunlar baş aktörler (biri biraz daha etkin veya başlatıcı olabilir)

2- Sürtüşmeden nemalandığı/nemalanacağı için yardımcı/kolaylaştırıcı aktör(ler)

3- Seyirci görünümündeki(ler)
– Masum seyirciler
– Masum olmayan seyirciler

Kimler masum seyirci değil?
Müdahale ederse mevcut konumunu tehlikeye atacağını bilen, bunun farkında olanlar; müdahale etmeyip bir şekilde her iki tarafla da ilişkiyi korumayı/sürdürmeyi umanlar; “hak-adalet” kavramına gerçekte saygısı olmayıp “hak”kın sınırlarının netleşmesinin yarın bir gün kendisi için de aleyhte olacağı/olabileceği içgüdüsünü taşıyanlar…

Ya masum seyirciler kim, sizce?

Siz misiniz yoksa?

Yoksa, hepimiz her yerde miyiz?

MM

Foto: Bayraklı sahilde Karabatak

Düşünceler, Görsel, Günlük, Sorular içinde yayınlandı | , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ile etiketlendi | Yorum bırakın

SIRADAN DİYALOGLAR-KARŞILAŞMA

SIRADAN DİYALOGLAR-KARŞILAŞMA

ESKİ AĞAÇ

GÜN BATIMI

– Nasıl geçti buluşmanız?

– İyi gibi… önce yani… ama sonra, bir burukluk çöktü…
Dile gelmeyen, gelmesi gerekirken gelmeyen her şey eksiltmişti bizi, fark etmeksizin… sadece ilişkiyi değil, kendimizi de… her karşı karşıya geliş, farklıydı artık… birbirimizden esirgediklerimiz, “ben”imize zarar vermişti…

– Sadece yaşanmışlıklar değil, yaşanmamışlıklar da yıkar insanı derler ya, hatta bazen daha fazla belki…

– İşte, içi boşalmış yaşlı bir ağaç gibi görünüyoruz, uzaktan bakınca heybetli ama dayanıksız, ilk rüzgarda devrilesi; ancak poz vermek için hoş görünen…

MM

Görsel, Günlük, Sıradan Diyaloglar içinde yayınlandı | , , , , , , , , , , , ile etiketlendi | 1 Yorum

KENDİNE AİT BİR ODA

mine miski

Tanıtım yazısından:

Kadın hareketinin elden düşürmediği önemli kitaplardan biri olan Kendine Ait Bir Oda, Virginia Woolf’un belki de en kolay okunan kitabıdır. Kolay okunur, çünkü konu çok somuttur: “Kadın ve edebiyat.”
Erkeklerin kadınlara bıkıp usanmadan tekrarladıkları ‘ezeli’ ve de ‘ezici’ bir soru vardır: “Bizler kadar düşünme yeteneğiniz olduğunu ileri sürüyorsunuz. Madem öyle, neden Shakespeare gibi bir deha çıkaramadınız?” İşte Virginia Woolf bu ‘yakıcı’ soruya, tarihsel ilişkilerin kökenine inip kütüphane raflarında şöyle bir gezindikten ve de kısa bir kadın edebiyatı tarihçesi çıkardıktan sonra esaslı bir yanıt getiriyor. Ve şöyle sesleniyor kadınlara: “Para kazanın, kendinize ait ayrı bir oda ve boş zaman yaratın. Ve yazın, erkekler ne der diye düşünmeden yazın!..”

“Woolf, mantıkla olduğu kadar hayalle,  nükteyle olduğu kadar bilgiyle ve gerçek bir romancının hayalgücüyle.” The New York Times

Alıntılar:

“Kadınlar yüzyıllardır, erkek görüntüsünü gerçek boyutlarının iki katında gösterebilen enfes bir güce sahip büyülü bir ayna görevini yerine getirmişlerdir.” (S.40)

“…uygar toplumlarda…

View original post 966 kelime daha

Uncategorized içinde yayınlandı | Yorum bırakın

İyilik Eylemsizlik Midir?

İyilik Eylemsizlik Midir?

Kötülük, iyiliğin olmaması hâli midir?

İyilik, kötülüğün olmaması hâli midir?

Her ikisinin de olmadığı bir durum/durumlar yok mudur?

İyilik eylemsizlik midir?

Komşu evden gelen dayak sesine kulağını kapamak eylemsizlik ve iyi olma hâli midir? Acımasız yaşama koşullarına ses çıkarmamak, eylemsizlik ve iyilik midir?

Yerdeki  bir çiçeği ezmek, bir hayvana tekme atmak, bir çocuğa dayak atmak ne kadar eylemlilik içerirse bir çiçek dikmek, bir hayvanın yarasını sarmak, bir bebeği  besleyip okşamak o kadar eylemlilik içerir…. Çiçeği ezen, hayvanı tekmeleyen ayağı uzaklaştırmak, çocuğu dayak atanın elinden almak çok daha fazla eylemlilik içerir…

Çiçeği ezmemeyi aksine sevmeyi, sadece hayvanları değil tüm canlıları sevip korumayı öğretecek bir bilinçle eğitimi düzenlemek ve uygulamak ise kuşkusuz hepsinden fazla eylemlilik gerektirir.

Eylemlilik eylemsizlik değildir karşıtlığı kuran şey iyilikle kötülük arasındaki… Bir fark yoktur bu açıdan. Kötülüğe sessiz kalmayı, bizzat kötü olan kendisi olmadığı için iyilik olarak addetmek; kötülüğün, kendiliğinden, kaçınılmaz, dinamik ve güçlü olduğunu iddia etmek,  günümüzün “nesne” haline gelmiş insanlarının  en iyimser bakışla yanılsaması ya da daha fenâsı, sadece bir kamuflaj olabilir, asla iyi olduğu söylenemeyecek, zayıf vicdanlar için…

Kötülük zarar vermeyi, ölümü ve yok etmeyi;  iyilik yararlı olmayı, yaşamayı-yaşatmayı, var etmeyi vaat eder…  

Her insan, kendi düşünce, söylem ve eylemlerindeki kötülük-iyilik toplam bilançosu ile iyilik-kötülük yelpazesinde bir yer almaktadır…  Kuşkusuz, bilgi, bilinç ve eğitimle değişebilecek bir yer olacaktır bu…

MM

Ayrıca bakılabilir: Yaşam Yolculuğumuzdaki İyi

Not: Facebook sayfasında açtığı tartışma ile yazı için esin kaynağı olan sevgili Feride Cihan Göktan’a teşekkürlerimle…

 

Günlük, Köşe Yazılarım, Sorular içinde yayınlandı | , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ile etiketlendi | 1 Yorum