YAŞLI KENT ANTAKYA

 

Görüntünün olası içeriği: bir veya daha fazla kişi, yürüyen insanlar, bitki, ağaç, açık hava ve doğa

Görüntünün olası içeriği: bir veya daha fazla kişi ve açık hava

 

Görüntünün olası içeriği: 1 kişi, açık hava

 

YAŞLI KENT ANTAKYA

Bazı şanslı insanlar, yaşlanırken, gençliğe dair güzellikleri yitirmelerine karşın, yaşlılığın güzelliklerini edinirler… Bazı şanslı şehirler de öyle…

Yaşlandıkça, azalacağına artarak devam eden cazibe, içinde taşınan ve etraftakilere aktarılan bir ruh halinden, taptaze bir yaşama sevincinden kaynaklı değil midir; onca eksilenlere, yitip gidenlere rağmen? Benim yaşlı kentim Antakya da öyle işte…

Sık gidip göremesem de hem bağrından kopup gidenleri ve can yakıcı acılarını hem de heyecan verici güzelliğini her daim yüreğimde hissettiğim capcanlı Antakya…

 

MM

Fotolar: Saray Caddesi-Antakya

Günlük içinde yayınlandı | , , , , , , , , , ile etiketlendi | Yorum bırakın

İLK OYUNCU

İLK OYUNCU

Yeryüzündeki “ilk oyuncu”, bebeğinin, yüzüne gülümseyerek baktığında, agugu yaptığında güldüğünü, yüzünü asınca ağladığını gören anneler olabilir mi? İkincisi ise kendi yüzündeki gülümsemenin, ona bakan annesini ve diğerlerini güldürdüğünü fark eden bebekler..

💕 💕 💕 👶 👶 👶

 

MM

Düşünceler, Günlük, Perspektif, Sorular içinde yayınlandı | , , , , , ile etiketlendi | Yorum bırakın

SEVGİMETRE VAR MI-2

SEVGİMETRE VAR MI-2

Hani deriz ya, çok sevmek, az sevmek, derin sevgi, yüzeysel sevgi… Hacim, kütle, katmanla ifade ederiz ya… Peki, birine duyduğumuz ve “sevgi” dediğimiz şey, ölçülebilir bir şey midir? Neye göre az, neye göre fazla?

İnsanın, sevdikleri ile arasında sınırı olmalı mı? Evetse, nereye kadar, neyin belirlediği bir sınır? Niye şuraya kadar değil de buraya kadar?

Ya sevdiğimizi düşündüğümüz kişide, biz, neyi severiz? Ondaki, kendimizden olanları mı; ondaki, bizde olmasını isteyip de ol(a)mayanları mı? O, bizim için, onun üzerinden kendimizi gerçekleştirebilceğimiz bir potansiyel midir?

Sevdiği ile “bir”leşip azalır mı insan, yoksa “iki”leşip çoğalır mı?

MM

Düşünceler, Perspektif, Sorular içinde yayınlandı | , , , , , , , , , ile etiketlendi | Yorum bırakın

SEVİYOR MU SEVMİYOR MU-1

Görüntünün olası içeriği: bitki, çiçek ve doğa

 

 

 

 

 

 

 

SEVİYOR MU SEVMİYOR MU-1

İnsan, anlaşamadığı birini sever mi/seviyor mudur?
İnsan, yanında iyi hissetmediği birini sever mi/seviyor mudur?
İnsan, yanında iyi vakit geçirmediği birini sever mi/seviyor mudur?
İnsan, “ilişki” yaşamadığı birini sever mi/seviyor mudur?

Bu sorulara evet dediğimizde; hissettiğimiz şeyin adı, geçekten, “sevgi” midir, başka bir şey mi? Bu kişi, ebeveynimiz, çocuğumuz, eşimiz bile olsa…

Bağımlılık, alışkanlık, korku, simbiyozis, idealleştirme, çaresizlik, hırs, anılara sarılma, beğenme/imrenme/hayranlık, boşluk/anlamsızlık…

“Sevgi” dediğimiz o kocaman ve karmakarışık yumağın içine saklanmış başka bir şeyler olabilir mi acaba ???

MM

Düşünceler, Perspektif, Sorular içinde yayınlandı | , , , , , , , , , , , ile etiketlendi | Yorum bırakın

YENİ YIL

YENİ YIL

Anlık, küçük sevinçler var sadece gerçekte,
Mutluluk, çocuklukta kalan bir masal kahramanı
Umut fakirin ekmeği değil, ekmeğin kendisi artık
Sağlık, huzur olsun yeter tabii, ama
Adet yerini bulsun: Mutlu yıllar olsun…


MM

2016 mıydı kötü olan 2016’nın insanları mı? 2016’nın insanlarının kötü olması sadece 2016’ya ve 2016’nın insanlarına mı bağlıydı?

Düşünceler, Günlük, Sorular, Şiirlerim içinde yayınlandı | , , , , , , , , , ile etiketlendi | Yorum bırakın

Carl Sagan’ın Palavra Tespit Yöntemleri — Yalansavar

Carl Sagan ile ilk tanışmam sanırım 1998’de vizyona giren Contact (Mesaj) filmiyle olmuştu. Bir bilim kurgu sever olarak film beni derinden etkilemişti. O zamanlar Carl Sagan’ı çok da tanıdığımı söyleyemem, ismini duymuştum. İyi bir bilim insanı, halka bilimi sevdirmeye çalışan bir bilim elçisi ve astronom olduğunu biliyordum o kadar. Contact filmini seyrettikten yıllar sonra, sanırım […]

Carl Sagan’ın Palavra Tespit Yöntemleri — Yalansavar üzerinden

Alıntı, Bilim içinde yayınlandı | Yorum bırakın

KOKUNUN HATIRLATTIKLARI

14900382_10154702033057342_5168388057825053307_n

 

 

 

 

 

 

KOKUNUN HATIRLATTIKLARI

Nasıl balık ve midye kokuyor deniz…
keşke kokuyu da göndermek mümkün olsa…

ve bebeğin, çiçeğin, sevgilinin kokusunu mesela…

çağırabilse geçmiş güzel günlerden,
buram buram sevgi kokan bir sofranın etrafındaki
sıcak gülümsemelerin umudunu yanı başına insan…

kokuları taşısa geleceğe, umutlarına yükleyerek
umutları taşısa, yüreğine güvenerek
ve yüreğini taşısa, sevdiklerine sarılarak…

MM

Günlük, Şiirlerim içinde yayınlandı | , , , , , , , , ile etiketlendi | Yorum bırakın